Her Eylül yepyeni kalemler ve yepyeni defterler yepyeni ve heyecan verici başlangıçları işaret eder. Ben oldum olası yeni yılı Eylül'de yaşamaya başlarım. Okul yılının başlaması alışkanlığından olsa gerek... Ben çok şanslıydım, annemle babam da bayılırlar kırtasiyeye o yüzden bizde bir festival olurdu okul alışverişi ve çok üzülürdüm anneler ya da babalar çocuklarını engelledikleri zaman: "Kızım nasıl olsa kaybedeceksin alma o silgiyi" Oysa ki, insan severek aldığı, çok beğendiği bir kalemi, silgisi, kalemtraşı kaybolduğunda sorgular kendini, 'ben çok mu dağınığım' diye ve daha da kıymetli olur aldıkları, daha bir özenle bakar onlara...
Kalemkutuları da önemlidir hem de çok önemli... Kalemlerinizi ne kadar sevdiğinizi, onları nasıl saklamak istediğinizi gösterir. Önceleri ben de eğlenceli teneke kutular peşinde koştum, sonraları yerini deri aldı, şimdilerle olabildiğince en iyi deri malzeme için de saklamaya özen gösteriyorum kalemlerimi... Derinin kokusunun kurşun ve mürekkep kokusu ile birleşmesine bayılıyorum. Kalemlere hak ettiği değeri veren ve herbiri kendi başına dokusu, dayanıklılığı ve rengi ile beni büyüler bu zarif malzeme...
Ne zevklidir taptaze bir defterin ilk sayfasına yazmak. O ilk kelimeler ya da rakamlar bilinmezin ilk lekeleridir kağıt üzerindeki... Yılın sonu geldiğinde ilk günkü tazelik yerini bir koca yaşanmışlığa bıraktığında da severim ben o defteri, son sayfaya yazdığım son kelime de ilki kadar zevk verir. Ama yine de kıyamam çoğu zaman ben defterlerime, korkarım onları kirletmekten, hatta ya bu güzel defterlere yazdıklarım güzel olmazsa diye çekinip hiç yazamadığım defterlerle doludur etrafım. Onların o buruşmamış, kaymak gibi sayfalarına dokunmaya ve hayal etmeye bayılırım, bakalım ne tür bir ilham geldiğinde dolacak bu sayfalar diye...
Bu liste uzar gider...İtiraf ediyorum, beni kırtasiyeleri dolduran her türlü kalem, silgi, kalemtraş, defter, not defteri, ajanda büyülüyor aslında. Ve her Eylül kırtasiyeler heyecan verici yeniliklerle dolup taştığında koşarak gidiyorum onlara. Bayılıyorum o telaşlı okul alışverişlerini izlemeye.... Ve o kokuyu içime doya doya çekiyorum. Bir daha ki Eylül'e kadar burnumdan hiç gitmesin diye ezberliyorum.
Eylül'ün yeni başlangıçlara davetiye çıkaran kırtasiye kokusu...